Söz

Hobi,Elişleri,Gezi,Doğa,Yaşam,Sanat
Hobby,Handmade,Travel,Nature,Life,Art

HAYATIN CEPLERİNİ BİR SİLKELEYİN HELE,
NELER DÜŞECEĞİNİ BİLEMEZSİNİZ !
Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22.11.2014

bir avuç söz

bir gün öncesinden çok daha güzel hava ; yumuşacık, sessiz, kendine has pırıltıları var,denizinde,yaprağında,bulutunda..

her gün hadi bir gün daha "yaşamak" dedirten bir coğrafya burası; dönüş için her gün alınan karardan bir bahane bulup cayması çok kolay..

12.11.2014

göçmen kuş

Yaşam bir döngü,,soluk almak nasılsa öyle.O halde niye bu çırpınışlar; yürüdüğümüz yolda değişim arzusu, eksiği gediğe koyma telaşı,,ya da gerçekten eksik miydi ki sorgulaması ?
Bir sonbahar yine gidip gövdesine sarıldığım "tek ağacım"la buluştum dün gece;yaprakları kurumuş,suyu çekilmiş ..kendine tutmadı-ğı bisürü bisürü sözler vermiş,kırılmış,,,

5.11.2014

Günübirlik

  yağmur/bahçe/ Ekim2014 

                                 Belki çoğumuzun yaşamında
                                 arkamızdan çok acele toplanmış
                                 ve izlerimizin çabuk yok edildiği
                                 odaların burukluğu vardır..                                    
                                 /a.cemal/

ve sonrası, kristal damlalar /2014

22.10.2014

Bir mevsim böyle geçti.. 3

Bir sabah Milli Parka giderek Kalamaki koyunda hem denize girmek hem de piknik yapmak istedik.Minibüsle yaptığımız yolculuk keyifli,verimli oldu.Bol foto çekme olanağı bulduk anlayışlı minibüs şöförleri sayesinde.
Hemen ilk anda Moskova'dan Nina ile tanıştık,kendisiyle biraz ingilizce sohbetten sonra e-mail alışverişinde bulunduk ve daha sonra fotolarımızı birbirimize gönderdik.O turuna devam edip daha da güneye inmiş,biraz da mesleği gereği elbet; otellerde turizm görevlisi..

15.02.2013

Bir Ayrılık


 Kirpiklerinin ucuna değen kırmızı neonlar, kız gözlerini kırptıkça zıplıyor,atlıyor,düşüyor.Cehennemin ta dibinden gelmemiş miydi az önce? hani şu çıkmazların ordan, baba evinden.Yenmişti de tüm korkularını,soymuştu üstünden tedirgin derisini de koymuştu usulca evdeki divana.Kendini sokağa verdiğinde ne canlıydı ama..Sürümeden ayağını rap rap yürüdüğünde de söylendi kendi kendine; 'ıslık bile çalamıyorum..' Bir ara durdu da,,hepi topu birkaç saniye..kesin kararlı yürüdü geldi.

   Burada işte ; bir çırpıntı suya batmış yüreği ile kırmızı neonların altında durmuş bekliyor.Karşılıklı bile değil,,yan yana durdular..öylesine.
Konuşmaya başlar başlamaz susturulmadı mı?..İşte kirpiklerinde bir kez daha minik ışıklar,zıplayan,atlayan,düşen ışıklar..
Eyya,, neden olmasın tak koluna götür..sustuysak da yani..yürüdüler..

   Koskoca üç yıl..
Hala yan duruyor bak,,dönse ya!
Kimliksiz bir nefes bununkisi; bir organizma gibi yanında alıyor,veriyor; bir dokunuyor gece,bir çekiliyor..bakıyor kimse değil...

   Sözlerini hazırlamıştı ;kızcağızım demişti kendine; söyle,,dökülsün içinin kırığı,saç ortalığa.Bir bir toplamasını da bekleme! Tak koluna götür !
Koca gülüşlü dünyanın tek damla gözyaşı mı oldun da kederim dedin?!
Alma,sırtlama,düşüncene koma !
Bir kez geldin,, yan dursa da sustursa da göster avuç içlerinde daha dün bildiğin hoyratları, yanına düşen o farklı kokuyu..anlat !

   Koskoca üç yıl..daha 2'sinde bir bebe!
Ne olacak ki ? alışmak da var..bir olasılık elbet.
Kararsız dönüşlerle ağır ağır adamın gözlerini bulmaya,içine dokunmaya çalıştı kız. Haykırmak mı ? hayır asla.. tane tane usul usul söyledi kırığını..
Ortaya cam küre düştü..ki o ne avaz öyle .. İçinden dağıldı sağnak 'iftira'.
Reddedişler, boşver takma koluna; bak iyi olacak; buradan daha iyi.Olmazsa?
Olmasın, buradan o kokudan da korkudan da iyi...Olmalı...

  Ne çok ıslanmıştı yüreği içine akıttığı yaşlarla, boğazı düğüm, kaskatı anlaşılmazlık, ne kadar fazlaydı böyle..Ne çoktu üzerine yığım eller?
Dokunamamıştı hiç,duyuramamış anlatamamıştı...

   Artık gerisi ayrılık deyip yürüdüler; yine suskun..Ağızlardan çıkan buğu yanyana, kimlikler uzağa,öteye beriye savrularak. Bir hızlı bir yavaş adımlar,hiç değmeden..

   Kız kendi içine defalarca kustu öfkesini eski ağır kapıya gelene dek, defalarca işitmek istedi bir sevgi dilencisi gibi,,
Sağır yollar,suskun kaldırımlar boyu, ayaklar birbirine dolanarak, gece üzerlerine çöke çöke...

Olacaktı..mutlaka daha iyi olacaktı...

   En sevdiği şiiri yutkundu içine;
Kocaman bir ağaçtan
küçücük bir yaprak düştü göle,
henüz yeşildi yaprak
umursamadı ağaç
farkına varmadı göl...

   Titremedi bile eli anahtarı çıkarırken,uzandı açtı kapıyı..Girerken içeri, soluksuz kimlik kayboldu arkasından,,,

gece rengiydi, gece olup gitti..../rhr/Karşıyaka

26.01.2013

Lambert

                           New York'ta yaşayan Paris'li Lambert' ten

                                               Bir yaşam,bir tarz...

16.01.2013

Birhan

Birhan'la tanışıp da kendisiyle yüzleşmeyen, tutku sağanağına yakalanmışçasına yolunu kaybetmeyen var mı ?
ki o sağanakta, iki yağmur damlası arası mesafede sevgilinin yüzünü yakalayan gözlerle bakmayı öğretir ;
duyguların en dip odasına son hızla dalar ,o karanlığı yırtarak çekip alır , yüzünüze çarpar inkârlarınızı.....

12.01.2013

İlkay'ın Gezgin Halleri

Hepimizin  kızı İlkay;  Güney Yarımküredeki gezisine eşiyle devam ederken bize de o güzel yazılarını okumak,iç geçirmek kalıyor.Fotoğraflarının büyüsüne kapılmamak elde değil.
Şu anda penguenlerle gününü gün ediyor,duygularını nasıl dile getirmiş,bir izleyelim...

14.12.2012

Aralıkta Bir Gün

Bugün hava oldukça soğuk,evden sabah çıkıp bir haftadır ertelediğim işleri bitirmem gerek; pazartesi günü yoğun çünkü.İlk durak erkek kuaförü Ahmet Bey:)) Saçınızı kısa kullanıyorsanız O'na güvenebilirsiniz.Çok saygılı ve işinin ehli bir arkadaşımız,her zaman minnettarım :)))

Zirve Erkek Kuaförü 

29.11.2012

Her Şafakta


Hazırdık ya kışa..sonbahar merhaba demeden ilkbahar acelem var deyip başını uzattı kapıdan dün.
Hazırdı ya gönlümüz bulutuna gözyaşına, ne oldu şimdi böyle?
Kim bilecek artık baharları sevmediğimi de yağdıracak karları,ne zaman kesecek elim ayağım buz?
Her şafakta ayazda bekler oldu yüreğim ,donsun da ne üşüsün bir daha, ne yansın.................

23.11.2012

KADIN


Mirabel Kardeşler

25 Kasım ,Dominik Cumhuriyetinde,Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele eden Clandestina Hareketinin öncülerinden olan Patria,Minerva ve Maria Mirabel kardeşlerin sistem tarafından katledildiği tarihtir.Mirabel kız kardeşlerin,askerler tarafından tecavüz edildikten sonra vahşi bir şekilde katledildikleri,utanç gününün ve insanlık ayıbının yıldönümüdür.

7.11.2012

DÖNÜŞ

SOKAĞIM
Sokağım göz kamaştırıcıydı.
Yıllar akıp geçti.Bir hayli şey öğrendim,başka ışıklar gördüm,yani,bitkiye olduğu kadar insana da gerekli aydınlığın göklere,güneşlere ve denizlere göre değişen eşşiz renklerini bir bir saydım.Ama hiçbir şey,ne tabiat, ne de kitaplar,sokağım'daki güneşin o amansız,o değişmez beyazlığı kadar anılarımda yer etmedi.
Şüphesiz,bu göz kamaşması sadece içimden gelen bir şeydi ya da sadece hafızanın geçirdiği başkalaşımlar da vardı ve bunun gerçek olduğuna emindim.Ama güneşten gelen bu esinlik hayatın esenliği idi.On yaşımdaydım ve ilk defa hissediyordum hayatı : kendini bir ilk yarayla duyuruyordu; bitkisellikten çıktım,anasından ayrı düşmüş bir hayvana döndüm; ve bir yavru kedi değil de küçücük bir insan olduğum için yanağımda kurumuş bir damla gözyaşı kaldı.

30.10.2012

Özgür Şehir

Cumhuriyet'i yeniden ilan ederken bu şehirde yaşananlar asla unutulmaz.İzmir'deyiz,
Hepimiz bu kahveden dışarı adımımızı atar atmaz bir coşku seline kapıldık; tam da zamanında,tam da olması gereken yerde..